Yazılar_Article-Detail

Sinsi Düşmanımız Münafıkları Tanımak

Öncelikle ilk ele alacağımız konu Nifak ve Münafık kavramlarını açıklamak olacaktır.

“Nifak; ne-fe-ka kökünden türemiş olup eşyaya rağbeti olmak, tükenmek, azalmak, ruhu çıkmak, ölmek, tünel, tarla faresinin (köstebek) deliğinden çıkıp girmesi gibi anlamlara gelir. Münafık ise Nifak kelimesinin ism-i failidir; yani Nifak yapan, Nifak sahibi demektir. Istılah (Terim) anlamı ise, bazı sebepler yüzünden İslama girip zahiren Müslüman görünmek, içten içe ise kafirliğini gizlemektir. Bu tanım ve yargı, içinde gizlediği şey, iman esaslarına ait bir inkar ve yalanlama olan, İtikadi Münafıklık içindir; bu kimse halis Münafıktır. eğer içinde gizlediği şey, İslam inanç esaslarının inkarının dışında başka bir husus ise, yani sadece amelle ilgili Nifak alametlerine sahip ise, o ancak, Allah’a karşı işlenmiş bir günah olur.” (1)

Burada ikinci ele almamız gereken konu Münafıkların özelliklerinin neler olduğudur. Yazı çok uzun olmasın diye ayet meallerini yazmadan sadece Kur’an’da nerede bulunduğuna işaret ederek geçeceğim.

*Hem müslümanları hem de Allah’ı aldatmaya çalışırlar.(2)

*Yeryüzünde fesat çıkartmaya çalışırlar. (3)

*Müslümanları küçümserler(4), Alaya alırlar (5), Onlara kin beslerler (6), İftira atarlar (7), Kafir yapmaya çalışırlar (8)

*Kalplerinde hastalık vardır (9), İman ve küfür arasında bocalarlar (10), Yalan yere yemin ederler (11) , Cihad’dan kaçarlar (12)

*Kafirleri dost edinirler. (13)

*Allah’ın indirdiğiyle değil, tağutun hükmüyle hükmedilmek isterler. (14)

*Müminlerin iyiliğe uğramalarına üzülüp, başlarına bir bela geldiğinde sevinirler (15)

*Kötü propaganda yaparlar (16)

*Ellerine fırsat geçtiğinde Müslümanlara suikast düzenlerler ve gizli planlar kurarlar (17)

*Namaz konusunda üşengeç ve tembeldirler (18)

*Kafirler hesabına casusluk yaparlar (19)

*Allah’tan kork denilince tersini yaparlar (20)

*Kur’an’ı yanlış yorumlarlar (21)

*Peygamberin hükmüne razı olmazlar (22)

*Müslüman olduklarını iddia ettikleri halde, Kur’an’ın bir kısmını kabul etmezler (23)

*Dış görünüşleri aldatıcıdır (24)

*Kötülüğü emredip, iyilikten men ederler 25

*Zekat vermek istemezler, dönektirler (26)

*Dinin yalnız bir tarafından tutup, bir yönüyle kulluk ederler (27)

Münafıkların özelliklerini Kur’an’dan yola çıkarak böylece hatırladıktan sonra, Rabb’imizin bize bunları ısrarla neden anlattığı meselesine gelelim.

İnsan dünya hayatında yaşarken bir takım inançlara, ideolojilere ve fikirlere sahip olmaktadır. Doğal olarak aynı inanca, aynı ideolojiye sahip olduğu insanlarla dostluk kurmakta, karşı inanç ve ideolojideki insanlara da düşmanlık yapmakta veya en azından karşı durmaktadır. Her şeyin sahibi ve insanların Rabbi olan Allah azze ve celle de göndermiş olduğu Kur’an’ı mübin’de çeşitli insan tiplerini örneklerle bize anlatmakta ve bizi bu tiplere karşı uyarmaktadır. Müslüman dostunu, düşmanını tanımak zorundadır. Eğer tanırsa kendini onların fitne ve tuzaklarına karşı koruyabilecektir. Yok eğer tanıyamazsa düşmanlarının elinde oyuncak olmaya mahkum olacaktır.

Müslüman, Kur’an’ı okudukça, anladıkça ve anladıklarıyla hayatını şekillendirdikçe bu karakterleri daha iyi ve daha yakından tanıyacaktır.Tabi burada Kur’an bilgisinin yanında, yine Kur’an’ın ona kazandıracağı furkan, basiret ve feraset özelliklerinin de bulunması gerekir.

Münafık karakteri bir kişi olabileceği gibi, bir kurumda olabilir. Özellikle medya bu işi çok iyi yapmaktadır. Mesela feraset sahibi bir mümin, biraz gayretle bu gazete ve televizyon kanallarının sahiplerinin veya kurucularının hayatlarını araştırsa, yine bu gazete ve kanalların yayınlarını kontrol etse, yazdıkları haberleri, kimleri övüp, kimleri yerdiklerini, kimlerle dostluk yaptıklarına baksa ve sonunda oturup bir düşünse halka karşı Müslümanım diyen bu gazete, dergi ve televizyon kanallarının sahiplerinin büyük bir çoğunun mason, sabetayist dönme yahudi ya da hristiyan misyoner olduğunu veya onlarla dostluk yapan kimseler olduklarını çok rahatlıkla görecektir. Mesela 1907 de Sabah gazetesinde ve daha sonra Tanin ve Vatan gazetelerinde başyazarlık yapan Ahmet Emin Yalman (28), Milliyet gazetesinin başyazarlığını yapan Abdi İpekçi (29), Hürriyet ve Milliyet gazetelerinin başyazarlığını yapmış olan ve 1997 yılında Mesut Yılmaz Hükümeti ile daha sonra ki Ecevit Hükümetinde Dışişleri Bakanlığı yapan İsmail Cem (30) bunlardan sadece bir kaçıdır.

Bu insanlar onbir ay boyunca halkın gündemine her türlü ahlaksızlığı, sapıklığı yerleştirerek, içkiyi, kumarı meşrulaştırarak, insanları özellikle dizileriyle yalana, iftiraya, cinsel istismara,adam öldürmeye, iki yüzlülüğe alıştırarak toplumu içten çökertmiş; Ramazan ayı geldiğinde de münafıkça iftar programlarıyla, Kur’an hediyeleriyle kendilerinin de Müslüman olduğunu güya göstermeye çalışmışlardır. Dilleriyle Müslümanım diyen bu zümreler Münafık değil de ya nedirler?

Bu tipler İslam devletinde ganimetten, mirastan vb. şeylerden pay almak veya İslam toplumunu içten yıkmak için Müslüman olduklarını ifade ederlerdi. İçinde bulunduğumuz İslami olmayan bu toplumda ise doğal olarak münafık olması düşünülmezdi. Ancak şu unutulmamalı ki; bugün içinde bulunduğumuz toplum, İslam toplumu olmasa da İslam kültürüne sahip bir toplumdur. Bu nedenle toplumda Münafıkların sayısı oldukça fazla olmaktadır.

Örnek vermek gerekirse seçim meydanlarında İslam kültürüne sahip olan halka karşı Allah diyerek, Kur’an’ı öpüp başına koyarak, ayetler okuyarak, icabında ezan okunursa konuşmasını kesip ezanı dinleyerek Müslüman gibi gözükürler. Ama işbaşına geldiklerinde ortada ne Allah’ın hükümleri kalır ne de islam için mücadele. Laiklik ve demokrasi tek vazgeçilmezleri olur bir anda. Utanmadan cahil halk yığınlarını aldatırlar. Her şey sandığa oy atana kadardır. Kıldıkları namazda, tuttukları oruçta bir aldatmacadan,oy avcılığından başka birşey değildir. Daha birçok örnekleri anlatılabilecek olan böyle kişiler Münafık değiller de ya nedirler?

Biz, Münafıkları, dine karşı, Müslümanlara karşı tutum ve davranışlarıyla tanırız ya da tanımak zorundayız. Tabii ki kalpleri Allah bilir. Ancak böyle insanların oyunlarına gelmekte ahmaklıktır. Onlara, Müslümanım dedikleri ve herhangi bir fitne ve tuzakların dan şüphelenilmediği müddetçe dokunulmayacaktır. Ancak böyle insanlar eninde sonunda Müslümanlar için ifsad edici eylemler planlayıp yapacaklardır. Böylece Münafıklıkları günyüzüne çıkmış olacaktır.

Eğer Münafıkları tanımak istiyorsak Kur’an’da Allah’ın onları anlattığı ayetleri tekrar tekrar okuyup hafızamıza kazımalıyız. İçimizdeki Münafıkları ancak Kur’an’i esaslarla ve furkanlaşmış bir bakış açısıyla tesbit edebilir ve onların fitne ve tuzaklarından korunabiliriz.

 

 

1-Ahmed Kalkan; Müslümanın İnanç Esasları, c:1, sy:348

2-Bakara 2/9

3-Bakara 2/11-12

4-Bakara 2/13

5-Bakara 2/14

6-Al-i İmran 3/119

7-Nur 24/11-13

8-Nisa 4/89

9-Bakara 2/10

10-Nisa 4/143

11-Mücadele 58/16

12-Tevbe 9/81

13-Nisa 4/139

14-Nisa 4/60-61

15-Al-i İmran 3/120

16-Nisa 4/83

17-Tevbe 9/48

18-Tevbe 9/54 ; Nisa 4/142

19-Maide 5/41

20-Bakara 2/206

21-Al-i İmran 3/7

22-Nisa 4/65

23-Bakara 2/85

24-Münafikun 63/4

25-Tevbe 9/67

26-Tevbe 9/54-75-76

27-Hac 22/11

28-Dr.Hüda Derviş; Türkiye’de Dönme Yahudi Gerçeği, sy:69-70

29-Dr.Hüda Derviş; Türkiye’de Dönme Yahudi Gerçeği, sy:70

30-Dr.Hüda Derviş; Türkiye’de Dönme Yahudi Gerçeği, sy:70

İlgili Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Close