Yazılar

Makale; EDİSON NEDEN CENNETE GİDEMEYECEK ?

Hamd bizi yoktan var eden alemlerin Rabbi Allah’a aittir.

 

Şüphesiz bir kişinin günlük yaşantısı islama  uysun veya uymasın, Allah’ın rızasına uygun bir hayatı olsun veya olmasın, hatta o kişi müslüman olsun veya olmasın herkesin iyi kötü bir ahiret inancı var ve herkes eninde sonunda cennete gideceğini planlar. Ben hiç cehennem hayali kuran bir insan görmedim, hatta nice ateist vardırki günlük yaşantısında çoğu kez yemin ederken Allah adına yemin eder. Hatta bir ironiside vardır “ Düşecek olan uçakta hiç ateist bulunmaz diye”. Çünkü fıtrat hep olumluya kodlanmıştır. Fıtrat hep hayırlı olana tabidir. Kişinin fabrika ayarları hayır üzerine kurulmuştur.

 

Evlilik hazırlığı yapan bir çift ne zaman boşanacağının planını yapmaz, veya hiç çocuk yapmamak üzere plan kurmaz bilakis evlendikten hemen sonra ne zaman ev alırım, araba alırım diye hayeller kurar. Yeni bir ticarete atılan  tüccar bu işte iflas etmeyi hayel ediyorum diye düşünmez herhalde. Bilakis ne kadar zamanda kaç para kazanabileceğini hesaplar, büyün planlarını bunun üzerine kurur.

 

İşte cennet ve cehennem algısıda kişide böyle şekillenir, kimse cehenneme gitmek için plan yapmaz, yaşantısını nasıl olursa olsun kişi kendini cennetlik zanneder, nasıl olsa Allah’ın onu affedeceğini düşünür, dünyada bu kadar kötü insan varken cehenneme gitmesi gereken…

 

Ancak ; kişinin cennet hayali ile Allah’ın ne karşılığında Cenneti vaad ettiği arasında bir uyumun olması gerekir. İşte bu uyuma biz Cennet-Cehenneme karşı Mumince bakış diyebiliriz. Kişideki bu algı ne kadar kur’ani bir algı ise (tıpkı diğer kavramlarda olduğu gibi;Allah, Peygamber, Kıyamet, hesap,vs) o kişinin cennete yakınlığıda o oranda olur.

 

Peki bunun Edison ile İlgisi var ? diyeceksiniz…

 

Adem (as)’dan bu güne vahiyden sapan insan mutlaka vahiy yerine kendi heva ve heveslerine uyan bir ölçü kullanmıştır. Allah (cc) kavimleri peygamberleri ve ilahi kitapları ile kendi yoluna çağırırken insanların,  uydurdukları ölçülerden beri olmalarını istemiş, şeksiz ve şüphesiz ilahi emirlere tabi olmasını ve ancak bu emir ve yasaklara uyduğu takdirde cennete gireceğini beyan etmiştir. Ancak; kendi hevasına uymada hiç bir zaman zorluk tanımayan insanoğlu tarihin her çağında ilahi emirler yerine geçecek bir batıl ölçü bulmuştur. Zaten Allah (cc)’ın emirlerinin yerine koyduğumuz ne varsa şüphesiz o batıl bir ölçüdür. Sadece bu ölçünün rengi ve şekli zamana ve mekana göre değişiklik göstermiştir.

 

Allah (cc)’ın emrettiği yoldan saptıran ne varsa olsa olsa ancak batıl bir ölçü olur, bakın Rabbimiz ne buyuruyor;

 

Çünkü o, düşündü taşındı, ölçtü biçti. Kahrolası, ne biçim ölçtü biçti! Sonra yine kahrolası ne biçim ölçtü biçti!  (Müddesir:18-20)

 

Gelelim Edison kısmına; herşeyin kazan-kazan anlayışına göre şekillendiği ve hatta malesef müslümanların bile her şeyi dünyevi kazanç üzerine kurduğu günümüzde oluşturulan modern putlardan biride İYİLİK putudur. Şimdi diyeceksiniz ki olurmu ?  İyilikten put olur mu ? hani Allah iyiliği emretmez mi ? yani bir kişinin iyi olmasının kötü yanı nedir ? aslında ilk bakışta tuhaf gibi gelebilir ama, burada kırılma noktası iyilik dediğimizde aklımıza gelen şey, yani iyiliğin tanımı. İşte modern insanın çıkmaza düştüğü yerde tam olarak burası.

 

Mesele basit bir “ Benim kalbim temiz” saptırması değildir, mesele bizzat bir anlayış bir ahlak sorunudur. Modern insan bütün hesabını kişiler arasındaki ilişkiye göre düzenler. Kişi; etrafındaki insanlara bir zarar vermiyorsa, kimsenin malını çalmıyorsa kimseye kötülük yapmamışsa, standart bir hayat yaşıyordur ve o iyi bir kimsedir. Bu kişi ister sıradan bir vatandaş olsun ister dünya çağında tanınöış biri olsun fark etmez. Burada önemli olan ne bu anlayış için : KİŞİNİN TOPLUM İLE OLAN İLİŞKİSİ

 

Peki Allah’ın bizden istediği ne ? KİŞİNİN ALLAH İLE OLAN İLİŞKİSİ.

 

Peki biz insanları değerlendirirken neye bakıyoruz ? bir kişinin bizdeki değeri neye bağlı ?  Neye göre değer veriyoruz, Falanca adam çok iyi bir adam ? niçin iyi ? Allah’ın yasasına karşı gelen, Allah’a boyun eğmeyen, onun emirlerine uymayan bir kişi NASIL İYİ OLABİLİR ? Onun bize karşı iyi olması onu cehennemden kurtaracak mı ? Sizin bir evladınız olsa ; okulda öğretmenlerine, iş yerinde patronuna, arkadaslarına karşı çok iyi biri olsa, onları hiç üzmese, onlara hep yardım etse ama size karşı SAYGISIZ, KİBİRLİ, İNATÇI, SÖZ DİNLEMEYEN, NANKÖR biri olsa, size sürekli hakaretler eden biri olsa, Sizin otoritenizi dinlemese, sizing koyduğunuz tüm kanunları kuralları çiğnese hatta onun yerine  aksine, tersi yönde işler yapsa, siz onu EVLAT OLARAK BİLE severmisiniz ?

 

İnsanın kendi nefsi için uydurduğu değer ölçüleri ile Allah’ın koyduğu ölçüler arasında sıkışıp kalan çağın insanı acaba Allah’ın cennete girmeyi hangi şartlara bağladığını biliyor mu ?

 

Peki iyiliğin Kur’andaki karşılı için ne buyuruyor Rabbimiz ;

Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik,

Allah’a,

ahiret gününe,

meleklere,

Kitaba ve

peygamberlere iman eden;

mala olan sevgisine ragmen onu

yakınlara,

yetimlere,

yoksullara,

yolda kalmışa,

isteyene

ve kölelere (özgürlükleri için) veren;

namazı dosdoğru kılan,

zekatı veren

ve ahidleştiklerinde ahidlerine vefa gösterenler ile

zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır).

İşte bunlar, doğru olanlardır ve müttaki olanlar da bunlardır.   (Bakara-177)

 

İster dünyanın en güçlü insanı olun, ister dünyanın en zengin insanı olun, ister kral olun ister devlet başkanı, isterseniz tüm malını insanlara dağıtan bir yardımsever olun, ister bütün insanlığa elektriği hediye eden Edison olun, eğer siz Allah’a iman etmemişseniz : Güçlü değil-zayıfsınız, zengin değil fakirsiniz, kral değil nefsine köle olmuş gafilin tekisinizdir.

Dünyayı aydınlatmış olsanız bile kendiniz  KARANLIKTASINIZDIR.

Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kâfirlerin velileri ise tâğûttur. (O da) onları aydınlıktan karanlıklara (sürükleyip) çıkarır. Onlar cehennemliklerdir. Orada ebedî kalırlar. (Bakara-257)

İlgili Paylaşımlar

One Comment

  1. Allah razı olsun kardeşim Ne güzel özetlemişsiniz.. hayatımızda islam yoksa güneşin içinde olsakta karanlıktayız. Rabbim sıratin müstakimden ayırmasın hep aydınlık içinde olalım inşallah.. Allah’a emanet olun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

İlginizi Çekebilir

Close
Close